Doğru teknikle isteyen herkes çocuk sahibi olabilir

Doğru teknikle isteyen herkes çocuk sahibi olabilir

Esra TÜZÜN – SABAH GAZETESİ – PAZARTESİ SOHBETİ

“Uzun boylu olsun” KKTC’deki kliniğinde 64 yaşında bir Türk kadına doğum yaptırarak gündeme gelen Dr. Halil İbrahim Tekin: “Yılda 1000 aileyi çocuk sahibi yapıyoruz. Bunun yüzde 70’i Türk.En koyu tenli aileler bile sarışın mavi gözlü, zeki çocuk istiyor. Çocuğun kendilerinden uzun olmasını isteyen de var.”

Türkler başkasının spermiyle çocuk yapıyor ama gizliyor

Kıbrıs’ta ünlü bir tüp bebek merkezinin sahibi Dr. Halil İbrahim Tekin:”Yılda 1000 aileyi sperm bankasından spermle ya da başka bir kadından yumurta alarak çocuk sahibi yapıyoruz. Bunların Yüzde 70’ini Türkler oluşturuyor.”.

* İnsanlar eskiden de çocuk sahibi olmakta zorlanıyorlar mıydı yoksa bu da günümüzün hastalıklarından biri mi?
-Günümüzün çalışan kadınları konusunda konuşmaya başlarsak, kadınlar kendilerini ideallerine ve işlerine adadıklarını için ne seks yapmaya ne de çocuk yapmaya vakit bulabiliyorlar.

* Daha az mı sevişir olduk yani?
-Daha az sevişmiyoruz sadece üremek için değil de zevk için seks yapıyoruz. Modern insan libidosunu kaybediyor. Çalışan kadın önce doğurmak istemiyor, ardından “Hadi şimdi” dediğinde vücudu ona oyun oynuyor. Bu yüzden de bize başvuran kişi sayısında çok büyük artış var. Zaten bence kısırlık kadından geliyor.

KISIRLIK KADINDAN GELİR

* Nasıl vardınız bu sonuca?
– Önemli bir araştırmayla. Yaşları 30 civarında değişen kadın ve erkek topluluklarını alıyorlar. Bunlara tüp bebek yöntemi uygulanıyor. Kadınların hamile kalma oranı yüzde 45.On binlerce denekten bahsediyorum. Sonra aynı işlemi 45 yaş üzeri kadınlara uyguluyorlar.Sadece bu işlemde iyi yumurtayı seçip onu döllüyorlar. Kadınların hamile kalma oranı yüzde 70.

* Yani sperm kötü olabilir ama yumurta iyiyse, doğurganlık artıyor.
-Kesinlikle. Kısırlığın çok büyük sebebi kadınların yumurtasından kaynaklanıyor. Hamile kalmada spermden çok yumurta rol oynuyor.

* Kaç yaşından sonra kadınlarda yumurtalar azalıyor?
-Eğer daha önce doğum yaptıysa şanslı. Mesela 40 yaşında üç kereden fazla doğum yapmış bir kadını 32-33 yaşında kabul edebiliriz. Gebelik ve emzirme yumurtalıklardaki yaşlanmayı geciktiriyor.

DOKTOR HASTAYA ACIYOR

* Ya hiç doğum yapmamış kadın?
-35 yaşından sonra, kadınların gebelik işini ciddiye alması lazım çünkü işler istedikleri kadar kolay gelişmiyor olabilir. Öncelikle düşük oranı riski artıyor.40 yaşından sonra düşük oranı yüzde 50. Ayrıca bu yaştan sonra kadınlardan toplanan yumurtaların yüzde 60’ı genetik olarak arızalıdır.Yani 40 yaşından sonra kadınlar çocuk sahibi olmak için düşündüklerinden çok daha fazla uğraşırlar.

* Siz her yaşta anne olma hakkını savunuyorsunuz. Geçenlerde 65 yaşında bir anneye doğum yaptırdınız.Kıbrıs’ta bir merkeziniz var. Peki yumurtası olmayan, geç kalmış annelere nasıl bir yardımda bulunuyorsunuz?
-Bizim Kıbrıs’ta yaptığım yöntem Türk toplumu için yeni. Hekimlerimiz tarafından fazla ön plana çıkarılmıyor çünkü yasal değil. Biz çocuğu olmayan annelere dışarıdan yumurta, babalara ise sperm bankasından sperm sağlıyoruz.Maalesef Türkiye’de hala toplumsal baskı var. Böbrek problemi yaşadığınızda başkasının böbreğini takmaya laf etmiyoruz ama iş başkasından yumurta, sperm almaya gelince tutucu kesiliyoruz.

* Türkiye’de başkasından yumurta ya da sperm alarak bebek sahibi olmak yasal değil dediniz. Yapan yok mudur peki?
-Aslında yapan o kadar çok ki. Türkiye’de tüp bebek işlemini gerçekleştiren doktorların çoğu illegal olarak bunu yapıyor. Yani hastanın başkasından sperm getirmesine ses çıkarmıyor. Yumurta biraz daha zor. Ama onu da yapıyorlar. Bir bölümü bunu para için yapıyor bir bölümü de hastasına acıdığı için.

* Peki çocuk sahibi olamayan kişi spermi nereden buluyor? Yani alabileceği bir banka falan yoksa?
-Çoğunluk aile üyelerine başvuruyor. Genelde akraba spermleri getiriyorlar. Kıbrıs’ta bize başvuran hastaların anlattıklarından çok iyi biliyoruz ki aslında Türkiye’de başka kadının yumurtasını alıp gebe kalan da çok. Ama kimse çevresine açıklamıyor.

YILDA 1000 AİLE TEDAVİSİ

* Kıbrıs’taki merkezinizdeki hastalarınızın ne kadarı Türk?
-Hastalarımızın yüzde 70’ini Türkler oluşturuyor. Çoğu bu olayı Türkiye’de yasal olmayan yoldan yapmayı istemediği ve sperm ya da yumurtayı vereni kontrol etmek istediği için bizi seçiyor. Yılda bin adetin üzerinde aileyi çocuk sahibi yapıyoruz. Ama onlar da çok muhafazakâr. Kimse sperm aldım, başka kadından yumurta aldım da gebe kaldım falan demiyor. Bunu açıklamaktan hala çekiniyorlar. Eleştirilerden korkuyorlar. Arada bir saçma sapan, kendisine din bilgini diyen biri çıkıp da “Bu zinadır” deyince daha da çok korkuyorlar. Halbuki zinayla ne alakası var? Cahilce.

* Başkasının bebeğini yapma fikri çok da alışılmış değil tabii.
-Evet, tabii ama anne olmak doğurmakla ilgili değil ki, çocuğa bakmakla, büyütmekle ilgili. Ona analık yaparsanız annesiniz. Biz gebeliği hissetmelerini sağlıyoruz.

DEFALARCA ÖLÜMDEN DÖNDÜM

Bugüne kadar 50 yaşın üstünde 72 kadının gebe kalmasını sağlayan Operatör Doktor Halil İbrahim Tekin “Basketbolcu olacaktım, başarı gösteremeyince tesadüfen doktor oldum” diyor ve devam ediyor ” Ben garip bir adamım. Başıma mutlaka bir şey gelir. Çok mutlu olduğum anda acaba şimdi ne olacak diye endişelenirim. Örneğin üç kez ölümden döndüm. Bir keresinde annemler beni tekneden düşürdüler. Yüzme bilmiyorum bir kayaya tutunup bekledim. Bir süre sonra geri dönüp beni aldılar. İkinci seferinde 70 km ile giden bir otobüsten düştüm. O sırada önde babamla oturuyorduk. Ayağa neden kalktım bilmiyorum, kapı açıldı, kendimi yerde buldum. Daha çocuğum. Taklalar attım, yuvarlandım. Sonra ayağa kalkıp otobüsün arkasından koşmaya başladım. Film gibi yani. Hala bütün sırtım çizikler içindedir. Sonra boğazımda kist çıktı.Ailem önce önemsemedi sonra kanser olduğumu öğrendim.21-22 yaşında önce ameliyat oldum ardından ilerlemiş kanseri radyoterapi ile yenmek için bir hastane odasında tecrit edildim. Kurşunlu bir odaydı kapıyı çalıp uzaktan yemeği bırakıyor, sallandırdığım sepete gazeteyi koyuyorlardı. Ziyaretçi bile yasaktı. O zaman öleceğimi düşünmüştüm ama ölmedim. En son olarak Kıbrıs’ta çok zehirli bir engerek yılanının tam üzerine bastım. Ama yılan nedense beni ısırmadı! Mucize yani. Uzun lafın kısası başıma hep bir şey gelir benim.”

DOĞRU TEKNİKLE İSTEYEN HERKES ÇOCUK SAHİBİ OLABİLİR

* Siz ilerlemiş yaşlardaki kadınları, başkalarından yumurta alarak anne yapmanızla ünlendiniz. Geçenlerde 64 yaşında birine doğum yaptırdınız. Bu, beraberinde bir çok tartışmayı da getirdi.Anne çocuğu 20 yaşına geldiğinde eğer başına bir şey gelmemişse 84 yaşında olacak. Onunla yeterince ilgilenebilecek mi?
-Ben o örneği Türk ve dünya kadınlarına bir umut olsun diye yaptım. İddia ediyorum dünyada çocuk sahibi olamayacak hasta sayısı çok az. Sadece doğru teknikle buluşmuyorlar. Yaşı ilerlemiş bir adam baba olunca kimse sesini çıkarmıyor ama anne yaşlı olunca kıyamet kopuyor, “Ya erken ölürse!” diye. Bu çifte standarttır. Hiç kimse anne olmak isteyen bir kadının elinden bu hakkı alamaz.

ANNE OLMAK İNSAN HAKKIDIR

* Ya çocuk hakkı? Yani 80 yaşında biri size gelirse onu da anne yapar mısınız?
-Herkese tabii ki yapmıyoruz. Geçenlerde biri 70 yaşında geldi. Fiziksel olarak uygun ama yapmadık. 50’li yaşlarda kadınlar gebeliği tolere edebiliyorlar, çocuklarına da gayet iyi bakıyorlar. Dünyanın her yerinde ben dudaklarıma silikon yaptırmak istiyorum deyip yaptırabiliyorsunuz. Aynı şekilde cinsel organınızı da kestirebiliyorsunuz. Peki ya anne olmayı isteyen kişi niye anne olmasın? Bu bir insan hakkıdır. Üstelik kadına ve erkeğe yapıştırılan kısır damgasından kurtulmayı da sağlıyor. Kişi etrafına “Ben kısır değilim” deyip huzura kavuşuyor. Ayrıca kadın vücudu bir yaştan sonra mutlaka çocuk istiyor. Teknolojiye sahipsek niye kullanmayalım?

MAVİ GÖZLÜ, SARIŞIN, UZUN BOYLU VE ZEKİ BEBEK İSTİYORLAR

* “Hastalarımın yüzde 70’ini Türkler oluşturuyor” dediniz. Sperm ya da yumurta verenleri bilmek istiyorlar. Özel isteklerde bulunanlar var mı?
-Türklerin istekleri bellidir. En koyu tenli aile bile sarışın mavi gözlü çocuk istiyor. İyi ama diyoruz bu çocuğun sizden olma ihtimali yok.”Olsun” diye cevap veriyor. Bir de uzun boylu çocuk takıntısı var. Aile 1.50 ama “Mutlaka 1.70’in üzerinde çocuğum olsun” diye tutturuyor. Bir de IQ meselesi önemli. Türkler çocuklarının zeki olmasını istiyor. Sperm veren ille de üniversite mezunu olacak.

KOYU TENLİYE SARIŞIN OLMAZ

* Yapıyor musunuz bütün bunları?
-Ailenin tenine, boyuna ve kimliğine uygun bebekler yapmayı tercih ediyoruz. Simsiyah saçlı, koyu tenli bir anne babaya sarışın çocuklar yapmayı tabii ki kabul etmiyoruz. Örneğin bize başvuran Çinli bir anne için Çinli birinin spermlerini alıyoruz, Norveçli değil.

* Peki ya aynı sperm bankasından alınan aynı spermlerle yapılan çocuklar büyüyünce evlenmeye falan kalkarsa? Zor bir seçenek ama imkansız değil.Akraba evliliği olmaz mı bu?
-Dünyanın sonu değil. Anadolu’da da amcaoğlu, teyzekızı evleniyor. Eğer kontrollü iseler ve genetik hastalıklardan arınmış spermlerse sorun yok.

* Ya genlerdeki kötülükler? Bazı huylar genlerden geliyor. Örneğin bir katilin spermiyle yapılan bir bebeğin katil olma şansı vardır. Biraz uç bir örnek oldu.
-Yok, uç değil, gayet normal sorular. Bunlar gibi çok soruyla karşılaşıyoruz. Aynı risk evlatlık edindiğinizde de var. İşte o yüzden spermleri aldığınız banka çok önemli. Öyle titiz çalışmalar yapıyorlar ki. Yani önüne gelen o bankaya sperm veremiyor.

Paylaş

Yorum (1)

  • ahmet ateş

    merhaba hocam ismim Ahmet daha önce 2 defa tüp bebek denememiz oldu ancak başarısızlıkla sonuçlandı isminizi ve başarınızı çok duyduk bu defa işimizi şansa bırakmamak için size gelmek istiyoruz bize yardımcı olurmusunuz?

    19 Kasım 2014 - 21:47
  • Dr. Halil İbrahim Tekin

    Aşağıda Yer Alan numaralardan ulaşmanızı rica ederiz.

    0 548 855 60 01 – Randevu Hattı
    0 533 868 26 79
    0 542 866 60 00
    0 548 848 60 00

    4 Aralık 2014 - 03:23
  • neşe aşk

    49 yaşındayım. 15 aylık evliyim. bebek sahibi olmak istiyoruz. Düzenli adet görüyorum ama…
    acilen nasıl bir yol izlememiz gerektiği hakkında acilen bilgilendirmenizi rica ederiz.
    saygılarımızla,

    7 Şubat 2015 - 19:26
    • Dr. Halil İbrahim Tekin

      Merhaba ;
      Aşağıda yer alan numaralardan bize ulaşabilirsiniz.

      0 548 855 60 01 – Randevu Hattı
      0 533 868 26 79
      0 542 866 60 00
      0 548 848 60 00

      4 Mart 2015 - 22:10

Yoruma Kapalı