Çocuk Da Yaparım Kariyer De Deyince Annelik Erteleniyor!

Çocuk Da Yaparım Kariyer De Deyince Annelik Erteleniyor!

Annelik her kadının hayatı boyunca tatmak istediği çok özel bir duygu… Ancak yoğun iş yaşamı ve kadının aldığı sorumlulukların hızlı artışı, ileri yaşta anne olmayı da beraberinde getiriyor. Ama ilerleyen yaşlarda gebelik zorlaşırken, sağlıklı bebek doğurmak da güçleşebiliyor.
İleri yaş gebelikleri sıkı bir takip gerektiriyor. Özellikle 40 yaş üstü gebelerin durumunu mutlaka bir iç hastalıkları uzmanı veya kardiyolog da takip etmeli. Anne adayının hiçbir sağlık sorunu olmasa bile tansiyonu ve kan şekeri ölçülmeli, bunlardan çıkan sonuçlara göre bir diyet programı uygulanmalıdır

Pek çok kadının 50’sinden sonra hamile kalmasını sağlayan Dr. Halil İbrahim Tekin, ileri yaş anneliğinin riskleriyle ilgili merak edilen soruları yanıtladı.

İleri yaşlarda kadınların doğal yoldan hamile kalması mümkün mü? 
Bazen çok çocuk doğurmuş kadınlarda menopoza girme yaşı uzayabiliyor. ‘Çok çocuk’ derken 7-8 doğumu kastediyorum. Onlarda bazen 45-46 yaşında da hamilelik görebiliyoruz. Ancak son derece nadirdir, 50 yaşından sonra ise çok ender görülen bir durumdur. Mutlaka yardımcı üreme tekniklerinin kullanılması gerekir.

İleri yaştaki hamileleri ne gibi riskler bekliyor? 
Yoğun iş hayatı ve kadınların sorumluluklarının hızlı artışı, ileri yaşta anne olmayı da beraberinde getiriyor. Annelik her kadının tatmak istediği bir duygudur. Ama ileri yaşlarda gebe kalmak zorlaşırken, aynı zamanda sağlıklı bir gebelik dönemini sürdürmek ve sağlıklı bebek doğurmak da güçleşiyor. Düşük riskindeki artışla birlikte bu gebeliklerin çoğu, yardımcı üreme teknikleriyle gerçekleşmiş olmasının verdiği çoğul gebelik riskleri ile birleşiyor. Sistemik hastalıklar ilerleyen yaşla birlikte baş gösteriyor. Bu sorunlardan en önemlileri de şeker hastalığı ve hipertansiyon oluyor. Bu iki hastalığın yanı sıra gebelikte ortaya çıkan kalp yetmezliği, doğum sonrası kanamalar, erken doğum, ölü doğum ve plasenta bozuklukları da görülebiliyor.

DÜZENLİ TAKİP EDİLMELİ

İleri yaş gebelikleri nasıl takip edilmelidir? 
Birçok risk faktörünü bir arada tutan, belki de en riskli gebelikler sayılan ileri yaş gebeliklerinde; çok yakın ve dikkatli bir takip gerekiyor. Her gebelik özen gerektirirken, bu tür gebeliklerde çok daha fazla özene ve bilgiye ihtiyaç duyuyorlar. Bu nedenle gebe takibi mutlaka, işin en ehli ve tecrübeli ellerde olması gerekiyor. Multidisipliner yaklaşım ve yakın ilgi gerektiren ileri yaş gebelikleri, mutlaka bu konuda uzmanlaşmış ve tecrübe edinmiş merkezlerde takip edilmeli ve gerekli olan tahlilleri yaptırarak, destekleyici tedavilerini almalıdır. Hastaların hiç bir tansiyon sorunu olmasa bile, evinde tansiyon takibi yaptırmaları ve bunları düzenli kayıt etmelerini istiyoruz. Özellikle 40 üstündeki gebeler mutlaka bir iç hastalıkları uzmanı veya kardiyolog ile birlikte takip edilmeli. Düzenli olarak belirli aralıklarla kan şekeri ölçülmeli ve çıkan sonuçlara göre diyet ayarlanmalı veya insülin kullanılmalı. Birçok menopoza giren veya tüp bebek dahil gebelik şansı elde edememiş kadınlar, yurtdışında yumurta bağışı (donasyon) yöntemi ile gebelik elde ediyorlar. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı bu yöntemin kullanılmasına izin vermiyor. Özellikle bu şekilde elde edilmiş gebeliklerin ilk 3-4 aydaki takibi belirli hormon takviyeleri gerekiyor. Bu sebeple gebelik takipleri tecrübeli ve bu konuda uzmanlaşmış doktorlar tarafından yapılmalı.

BEBEĞİN GELİŞİMİNE DİKKAT! 

İleri yaş gebeliğin bebek üzerinde etkisi var mı?
Anne adayı üzerine riskli bir durum oluşturan ileri yaş gebeliği; bebeğin veya bebeklerin üzerinde de olumsuz etkiye sahiptir. Artan tansiyon şikayeti ile birlikte bebeğe giden kan miktarında azalma, plasenta ayrılması, pıhtılaşma bozuklukları ve sıvı azalması ile birlikte bebekte hafif gelişme geriliğinden anne karnında ölüme kadar geniş bir risk yelpazesi taşıyabilir. Şeker yükselmesi ve kontrol altına alınmamış diyabet de bebekte aşırı büyüme ve buna bağlı doğum travması, doğum sonrası şeker düşüklüğü, şeker hastalığına ve obeziteye yatkınlık ve ani ölümler beklenebilmektedir. 35 yaşından sonra oluşan gebeliklerde de kromozom anomalileri de artmaktadır. Bu anomalilerden en yaygın olanı ‘trizomi21’ denen ‘Down sendromu’ ya da bilinen adı ile ‘Mongolizm’ tanısı, gebeliğin erken haftalarında yapılan CVS veya amniyosentez ile konulmalıdır.

GENELLİKLE ERKEN DOĞUM 

İleri yaş gebeliklerinde doğum ile ilgili sorunlar var mı?
İleri yaş gebeliklerinde erken doğum 4 kat daha fazla görülmektedir. Bunun sebebi olarak ‘yaş’, tek başına bir faktör olarak gösterilirken, artan gebelik sorunlarını engellemek amacıyla erken gebelik gebelik erken sonlandırılabilir. Özellikle ‘preeklampsi’ denilen artmış tansiyon ve idrarda protein kaybı ile giden oldukça riskli bir durum olan bu hastalığın tek tedavisi gebeliğin sonlandırılmasıdır. Preeklampsi sonlandırılmaz veya fark edilmezse ‘eklampsi’ denilen nöbet atakları ve beyin ödemi ile seyreden ölümcül bir durum ortaya çıkabilir, bu gibi durumlarda da gebelik sonlandırılmalıdır. Gebelik haftasına bakılmaksızın yapılan bu sonlandırılmalar sonucunda erken doğuma bağlı prematürite oranı artmaktadır. Kontrol altına alınmamış şeker hastalığına bağlı olarak anne karnında bebek aşırı kilo almaktadır ve buna bağlı olarak doğum travmaları görülebilmektedir. Bütün bu nedenlerden dolayı ileri yaştaki anne gebeliklerinde sezaryenle doğum oranı normal gebeliklere göre iki kattan fazla artış gösteriyor

Bebeklerime bakabilecek kadar dinçim 
Uyku sorunum dışında hiçbir problemim yok. Annelik fiziksel performans gerektiren bir durum değil. Zaten bu tedavi yöntemine başlamadan önce check-up’larım yapıldı ve tamamen sağlıklı olduğum anlaşıldıktan sonra anne olmaya karar verdim. Kendimi bebeklerime bakabilecek kadar dinç hissediyorum. Ancak şunu söylemek isterim anne olmak bir kadına verilmiş en büyük nimet. Tıp kaç yaşında izin veriyorsa o yaşta yapılmalıdır

Hamilelik için hiçbir zaman geç değil 
Ancak sekiz yıl önce evlenebildim. Çalışan kadınlar için evlilik ve iş hayatını sürdürmek çok zor oluyor. Benim de yaşam mücadelem 40’lı yaşlarımdan sonra durulunca kendime vakit ayırdım. Eşimle evlendiğimiz ilk günden itibaren çocuk istiyorduk. Ancak yaşımın geç olduğunu biliyordum. 45’ime geldiğimde doktorlar ‘artık çok geç’ demişti. Bugün 51 yaşımdayım ve geç olmadığını gördüm. İki yıl önce de menopoza girdim. Tüp bebek tedavisi maliyetli bir uygulama olduğu için para biriktirmeye başladık. Arkada bıraktığım yılların tam olarak nasıl geçtiğini doğrusu anlayamadım. Ben 51 yaşıma, eşim de 55 yaşına gelmişti. Evleneli tam sekiz yıl geçmişti.

DÜNYANIN EN GÜZEL HABERİ

Sonra artık daha fazla beklememeye karar verdik. Geçtiğimiz yıl işten ayrılıp tazminatımı elime alınca; ‘artık bebek istiyoruz’ dedik ve bu parayla nasıl tüp bebek sahibi olabileceğimi araştırmaya başladım. İnsanlar 130 yaşına kadar artık yaşıyorlar. Mutlaka 20’li yaşlarda hamile kalınacak diye bir zorunluluk yok hayatta. Kıbrıs’a gidip tedavimizin ilk adımını attık. Aradan birkaç hafta geçti, yapılan testlerde hamile olduğum anlaşıldı. Haberi aldığım zaman hissettiklerimi anlatacak kelime henüz yok. Dünyanın en güzel haberiydi benim için.

ARTIK ACEMİLİĞİM YOK 

Şimdi dört aylık hamileyim, ikiz bebeklerim dünyaya geldiklerinde onlara verebileceğim çok şey olduğunu düşünüyorum. Artık 20’li yaşların acemiliğini üzerimden attım ve hayata daha rahat bakabiliyorum. Bu yaşta çocuklarımı büyütmenin tadını çıkartacağım.

Paylaş

Yorum (1)

  • Selma Yurtsever Yanıtla

    Bence de her şey zamanında yapılmalı. Benim gibi zamanında kariyer yapmak isteyen kadınların anneliği ertelemesi sonradan ‘neden çocuk sahibi olamıyoruz?’ sözleriyle hayıflanmalara sebep oluyor. Bir kadın olarak annelliği kariyerim yüzünden ertelediğim için pişman sayılırım. Allah’tan tüp bebek tedavisi diye bir yöntem var. Dr. Halil İbrahim Tekin’in de hakkını da vermek lazım tabi ki.

    1 Şubat 2016 - 11:57

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir